KARTPOSTAL ADA ; SİMİ

“ Çünkü , özgürlüğün tadını bilen birini asla evcilleştiremezsin ”

Emily Hughes

 

 

 

 

Ada görsel bir şölen gibi…

 

 

Saffet Emre Tonguç ; “ Müthiş güzelliklere sahip neoklasik bir ada ” diyor.

 

 

 

Rengarenk boyanmış neoklasik evleri Simi Adasını bir pastaya çevirmiş.

Evlere ister pasta deyin ister krema fark etmez.

Adı ne olursa olsun feribottan inince yavaş yavaş gezin ki tadı da yavaş yavaş çıksın.

 

 

İzmir ile kardeş olan ada ; televizyon da bir dönem yayınlanan ” yabancı damat ” dizisinin bazı bölümlerine de ev sahipliği yapmış.

 

 

 

Ada da bir gelenek var. Evler her ilkbaharda boyanır ve özellikle pastel tonlar tercih edilir.

Her kiliseden ise bir aile sorumludur. Ada halkının özverili davranışı ile her yer her zaman adeta pırıl pırıl.

 

 

 

Ada da hava alanı olmadığı için feribot tek seçenek. Datça , Bodrum ve Marmaris den adaya ulaşım mümkün. Ben Bodrum dan geçtim.

Aşağı yukarı 2 saat kadar sürüyor ve 1 kişi gidiş geliş 45 euro gibi…

 

 

 

 

Ada ; Ege ve Akdeniz’de yat ile seyahat edenlerin gözdesi konumunda.

 

 

 

Simi güzel Simi diyerek başlamak istedim birden. Feribotum kıyıya yaklaşırken ; içinden su perisi geçen bir adaya yaklaştığımı tabi ki bilmiyordum…

Koruduğu özgün doku ve koku sayesinde en özel Yunan Adalarından olan Simi ; adını Yunan mitolojisinde ki Syme ‘den almış. Denizler tanrısı Poseidon ile evlenen su perisi’nin önemi , adaya ilk yerleşenlerden Htonios ‘u dünyaya getirmiş. Ada sonra farklı isimlerde almış. Metapontis , Kariki gibi…

 

 

 

 

200 yıl boyunca Saint John şövalyeleri hakimiyetinde yaşamış bu güzeller güzeli ada.

Konumu gereği de ekonomik anlamda hep gelişmiş.

Sünger ve gemileri ile de şanı yürümüş gitmiş.

Adada sandal yapımı bugün de devam ediyor.

 

 

 

 

Osmanlı zamanında da Sömbeki denirmiş adaya. Türkler sümbek isimli ufak tekneler ile sünger avcılığı yaparmış. Kanuni döneminde de adadan İstanbul ‘ da ki saraya sünger yollanırmış.

Küçük , sevimli , şirin ada ; 1.700 ‘ ler de 12 adanın en zengin 3.adasıymış.

 

 

 

 

Yunan adaları arasında , bir sahil kasabasında yerleşim planının nasıl olması gerektiğinin en güzel örneği sanırım bu ada…

Nedeni ise birbirinin deniz ve güneş manzarasını kapatmamaları.

Ada adeta bir şekerciyi hatırlatan rengarenk  tarihi mimarisi ile dikkat çeker.

200 yıllık binaların aslına uygun olarak restore edilmesi ayrıca çok etkileyici.

İkinci Dünya Savaşı’nda yenilen Almanların , 12 adalardan çekilirken , 7 Mayıs 1945’te imzalanan antlaşmanın yapıldığı binaya da ev sahipliği yapması bir başka dikkat çeken nokta olarak kendini gösteriyor.

Tarihi bina, bugün sanat merkezi.

 

 

“ Yaşamak dünyadaki en nadir şeydir. Çoğu insan sadece var olur.”

Oscar Wilde

 

 

 

Simi , diğer popüler Yunan adaları Kos ve Rodos ‘ dan sonra en çok turist alan ada.

Simi ‘nin doğal yapısı sebebi ile geniş ve kumlu sahilleri yada plajları bulunmuyor. Tatil köyü yada bol yıldızlı tesis de yok.

Dik kayalıklarla çevrilmiş adanın her bir köşesinde doğanın da izni olduğu kadar keyifle yüzülebiliyor.

 

 

Agios Georgis Kilisesi , Bizans harabeleri ve Ortaçağdan kalma surlar ilk gezileceklerden.

Denizcilik Müzesi Adanın denizcilik geçmişi hakkında bilgi verebilir.

 

 

Simi’de feribot limana yaklaşırken karşılaştığınız görkemli manzarayı bir de tepeden görün derim. Bunun için 500 adet basamak çıkmak gerekiyor.

Eylül de gittiğim için çok rahat çıktım. Güneş hiç rahatsız etmedi. Ama merdivensiz evlerin aralarından da yürüyerek 500 basamak tırmanmadan da tepeye ulaşabilirsiniz.

Chorio Tepesi’ne çıkmak ada ile göz göze gelebilmek için bence şart.

Geleneksel evleri ve mimari için bence mutlaka çıkılmalı.

 

 

Adanın müdavimleri ise Bodrum’dan kalkan lüks tekneler denilebilir. Benim gittiğim dönemde liman da demirleyen teknelerin tamamına yakını Türk teknelerdi diyebiliriz.

 

 

Simi Müzesi 18.yüzyıldan kalmış binası ile önceliğiniz olabilir. Üst katında Denizcilik Müzesi , alt katında ise günlük kıyafetlere yer verilen Folklor Müzesi’ne ev sahipliği yapar.

Simi’nin eski fotoğraflarını görmek isterseniz bir uğrayın.

Adanın eski günlerini görün ki belki daha sonra Simi’yi gezmek çok daha akılda kalıcı olur.

 

 

Merkez çok ufak olduğu için araca ihtiyacınız yok. Her yere yürüyebilirsiniz.

Ada da yol ağı da oldukça kısıtlı.

 

 

Nüfusu ortalama 2,500 olan ada da hiç bir ev birbirinin deniz ve güneş manzarasını kapatmıyor.

Her sokağında farklı bir renk yakalayıp o rengin peşine takılıp fotoğraf çekmekten kendinizi alamıyorsunuz…

 

 

Ada da çok güzel bir Symi Taxi Boats uygulaması da var. Belli saatlerde gitmek istediğiniz plaja sizi götürüyor.

 

 

Ada , bir başka Yunan adası olan Kalimnos ile beraber ; dünyanın en büyük sünger dalış merkezleri arasında gösteriliyor.

Adanın ziyaretçilerinin pek çoğu benim gibi hediyelik eşya olarak ilk deniz süngeri almayı tercih ediyor.

 

 

Simi’de Ne Yapılır ;

İlk iş sokakları keşfedin : Ara sokaklarında, özellikle limanın arka sokaklarında gönüllü olarak kaybolun. Hepsi bir kartpostal .Arka sokaklarda birbirinden güzel evler var. Adalıların pekçoğu bu evlerde yaşıyor.

Fotoğraf Gezisi: Ada dönüşü sık sık bakacağınız bir albüm oluşturun. Lego gibi bir mimari , şahane sahiller , minnacık bir çarşı , çiçeklerle bezenmiş yollar ve mas bir gökyüzü…

uzun bir süre aklınızdan çıkmayacak.

 

“ Ormanda bir yürüyüşe çıktım ; ormandan ayrılırken boyum ağaçları geçmişti.”

Henry David Thoreau

 

 

Yemek konusuna gelince kilo alıp geleceğiniz şimdiden garanti :))

 

 

Kuyruğu görüp vazgeçmeyin sakın :)) Çikolatalı ve meyveli dondurmalar MUHTEŞEM…

 

 

1925’te açılan Nikolas Pastanesi ; adanın ayakta tutulmaya çalışılan tarihi mekanlarından. Pastanenin geleneği ; kullandığı her malzemeyi adadan sağlamak. Ayrıca maddi durumu uygun olmayan halktan para almamak.

 

 

 

 

 

Ayhan Sicimoğlu ‘nun programlarından bildiğimiz meşhur Manos ‘a belki uğrarsınız. Bugüne kadar Leman Sam , Kenan Doğulu , Sezen Aksu , Nasuh Mahruki gibi pek çok ünlü orada yemek yemiş.

 

 

Panoramik manzaraya sahip seyir terasları , renkli evleri , leziz deniz ürünleri , tasarım kafeleri  ile ada sizleri seve seve ağırlamayı bekliyor.

 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir